BüTün SıRLaR AcıGa CıkaCaK! TaRafsıZ Bır Konu Icın HerKesin RahatLıkLa KonusabiLecegi BiR TüRkiye İçiN! GerçeKLeR içiN! BazıLaRınıN YapamaDıkLarını YapmaK içiN! DünYada oLan BiTenLeri BilmeK içiN! KısaCası HeRşeY İçiN BiR ForuM
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Demokratik açılıma destek için site açtılar
Salı Ocak 05, 2010 9:59 am tarafından Admin

» Konvoya İsrail tacizi
Salı Ocak 05, 2010 9:44 am tarafından Admin

» BDP Meclis’e girdi, Grup Başkanı da Yaman oldu
Salı Ocak 05, 2010 9:38 am tarafından Admin

» ‘Devlet sırrı’nın arkasına gizlenmek şüphe büyütür
Salı Ocak 05, 2010 9:32 am tarafından Admin

» Şeyh’ten 818 metrelik başkaldırı
Salı Ocak 05, 2010 9:29 am tarafından Admin

» Kozmik odaya giren tek siyasetçi Onur Oymen
Salı Ocak 05, 2010 9:25 am tarafından Admin

» 16 subaya Kansas’ta kontrgerilla eğitimi
Ptsi Ocak 04, 2010 4:54 pm tarafından Admin

» FETHULLAH STAR TV,MİLLİYET,VATAN GAZETELERİNİ SATIN Alıyor.
Ptsi Ocak 04, 2010 4:52 pm tarafından Admin

» Ne Demişlerdi?
Ptsi Ocak 04, 2010 4:48 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi digg  Sosyal yer imi delicious  Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi stumbleupon  Sosyal yer imi slashdot  Sosyal yer imi yahoo  Sosyal yer imi google  Sosyal yer imi blogmarks  Sosyal yer imi live      

Sosyal bookmarking sitesinde DerinDevLeT! - SiviL TopLum KuRumu adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde DerinDevLeT! - SiviL TopLum KuRumu adresi saklayın ve paylaşın

Paylaş | 
 

 ÖNCE İNKÂR VE RET, SONRA KABUL VE MÜCADELE

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 162
Kayıt tarihi : 07/12/09
Nerden : TürKiye

MesajKonu: ÖNCE İNKÂR VE RET, SONRA KABUL VE MÜCADELE   Salı Ara. 08, 2009 3:33 pm

ÖNCE İNKÂR VE RET, SONRA KABUL VE MÜCADELE

FRANSA • Fransa’da İkinci Dünya Savaşı sonrası, sol oldukça kuvvetliydi. Parlamentoda sürekli temsil ediliyorlar ve halktan büyük destek görüyorlardı. Bunun üzerine Fransa’nın ‘sağ’ çevrelerinden bir grup, 1946’da Mavi Plan (Plan Bleu) adı verilen, komünizm karşıtı gizli bir ordu kurma projesi için düğmeye bastı. 1947’de Sosyalist İçişleri Bakanı Edouard Depreux, Fransa’da “gizli, sağcı bir ordunun kurulmakta olduğunu” açıkladı. Depreux, “1946 sonunda, karanlık bir direniş ordusu kurulmaya başlandığını öğrendik; üyeleri de aşırı sağcı eski direnişçiler, Vichy hükümeti yandaşları ve monarşistlerdir” dedi.

Mavi Plan çerçevesinde, 1947 yılında bir darbe yapılması da planlanıyordu. İş adamı Earl Edme de Vulpian’ın Fransa’nın kuzeyindeki Lamballe yakınlarındaki şatosu ‘Orman’, darbe hazırlıklarının karargâhı görevini görüyordu. Şatoda yapılan aramada, ağır silâhlar ve operasyon planları bulundu. Sonradan, darbeciler, yüksek düzeyde şok yaratacak terör eylemleri gerçekleştirip bunların suçunu solcuların üzerine atma hazırlıkları yaptıklarını ifade ettiler. Sosyalistler’e ve bazı istihbarat uzmanlarına göre darbeciler, ‘Kamuoyunun tepkisini arttırmak amacıyla, de Gaulle’e suikast düzenleme planı” bile yapmıştı.

Bu planların ifşa olması, Fransız Gladiosu’nu daha kurulmadan rafa kaldırılacak bir plan haline getirebilirdi. Ancak, 1949’da NATO’nun merkezini Fransa’da kurması, Gladio’nun kalbinin burada olmasına neden oldu. Zaten 1947’de, kamuoyu daha darbe planlarının şokunu üzerinden atamadan, Rüzgârların Gülü (Rose des Vents) adlı bir yeni gizli ordu yapılanması projesi yürürlüğe konmuştu bile. Sosyalistler’in bu konuda çaresiz kalmasının nedeni, darbecilerin başarılı bir siyasi manevrayla, darbe haberlerinin Fransız Ordusu’nu yıpratmak için çıkarıldığı izlenimini yaymalarıydı. Fransız istihbaratının aslında kendileri de darbe planlarının içinde bulunan en üst düzey isimleri, olası bir Sovyet işgaline karşı hazırlık yapıldığını, birkaç radikal ismin de haddini aştığını öne sürüp olayı kapattı. Sonraki yıllarda, Fransız Gladiosu, özellikle emniyet teşkilatında kadrolaşmak ve Barış ve Özgürlük (Paix et Liberte) adını taşıyan gizli birimler kurarak, kamuoyunda Sosyalistler’e karşı ‘psikolojik savaş’ yürütmekle uğraştı. Bu sivil gizli birimlerin amacı, olumsuz haberler yaymak, halkı Sosyalistler’e karşı gösteri düzenlemeye kışkırtmak ve yandaş kamuoyu yaratmaktı. Fransız siyasetçilerin gözlerinden uzak merkezler kurulması da Rüzgarların Gülü’nün önem verdiği bir projeydi; bu amaçla Fas ve Senegal’de eğitim kampları kuruldu.

Rüzgarların Gülü, Fransa’da özellikle bir taban yaratıp halk arasında sıradan insanlara ulaşmaya büyük özen gösterdi. CIA ajanlarından birinin, “Ne kadar büyüklükte bir kitleyi taraflarına çektiklerini bilemiyoruz; bildiğimiz, Rüzgarlar Gülü’nün, on binlerce esnaf, çiftçi gibi insanı yandaş olarak etki altına aldığı” dediği biliniyor.

DANİMARKA • Danimarka’daki Gladio biriminin adı Absalon idi. Bu isim, Ortaçağ’da yaşamış Dan kökenli bir din adamından alınmıştı. Bu din adamı, Ruslar’a karşı verdiği başarılı savaşlarla tanınıyordu. Birim, Forsvarets Efterretningstjeneste yani askerî gizli servis içinde faaliyet gösteriyordu. 1990’da “Q” kod adlı bir Gladio üyesinin açıklamalarına göre, Absalon 1950’lerin başında kurulmuştu. Yüzde 95’i askerlerden oluşuyordu. Üyeleri, özellikle en milliyetçi ve en dindar isimlerden oluşuyordu. Bazı ‘güvenilir’ siyasetçiler de, Absalon’un varlığından haberdar ediliyordu. Hücreler şeklinde örgütlenen Absalon, genelde olası bir istilâ için hazırlanıyor ve arada sırada ülkedeki bazı sosyal gelişmelere müdahale ediyordu. Örneğin, Odense Üniversitesi’nde sol görüşlü bazı akademisyenlerin üst düzey görevlere gelmesini Absalon engellemişti. Bunun dışında, Doğu Avrupa ülkelerinde istihbarat toplanması da Absalon’un ilgi alanına giriyordu.

İSPANYA • Bir İtalyan Gladio üyesinin, İspanya televizyonunda, 1966 yılında Kanarya Adaları’nda ABD askerleri tarafından İspanyollarla birlikte eğitim gördüklerini, bu eğitimden sonra benzer bir eğitim merkezi ve Gladio şubesini İspanya’da kurduklarını, bu iş için de İspanya ordusundan yardım gördüklerini söyleyerek, İspanya’da Gladio’nun varlığını ilk kez duyurdu. Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele veren terör örgütü ETA üyesi olduğu gerekçesiyle 1987 yılında Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL) tarafından Fransa’dan kaçırılan Basklı’nın ETA ile bir ilişkisinin olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu olay üzerine açılan mahkeme ve yapılan araştırmalar sonucunda, 1983-1987 yılları arasında 23 kişinin ETA üyesi olduğu gerekçesiyle GAL tarafından kaçırılıp, öldürüldüğü ortaya çıktı.

ALMANYA • Almanya’da “Anti-komünist Saldırı Birliği” adını alan Gladio örgütünün başkanı, aynı zamanda 1945-1968 yılları arasında Alman İstihbarat Örgütü BND’nin de başkanlığını yapan emekli Nazi generali Reinhard Gehlen’di. Alman kontrgerillası, “Gehlen harekatı”, “Stay Behind”, “Sword” gibi adlarla da bilinmekteydi. 1950 yılında kurulan “Alman Gençlik Örgütü (BDJ)” de bu nitelikteydi. Örgütün eski ajanlarından Dieter von Glahn, basına BDJ’nin CIA tarafından finanse edilen çok sayıdaki örgütten biri olduğunu açıklamıştı.

YUNANİSTAN • Yunanistan Gladio’sunun adı “Sheepskin” olarak biliniyordu. Yunanistan’da hükümet, başlangıçta bu örgütlenmenin varlığını kabul etmedi. Ancak Başbakan Papandreu, 1990’da yaptığı açıklamada, Yunanistan’da İtalya’daki gibi bir Gladio örgütünün varlığını kabul etti. Papandreu, 1984’te iktidara geldiklerinde örgütün varlığını bildiklerini ve o tarihte dağıtılmasını emrettiğini açıkladı.


Sadece cesur bir savcı lazımmış

1990 yazında İtalyan savcı Felice Casson, Askerî Güvenlik İstihbarat Servisi arşivlerinde araştırma yaparken Gladio’nun varlığını ve hâlâ faal olduğunu resmî yazışma belgeleriyle ortaya çıkardı. Sonrası siyasi iradenin gerçeğin ne olduğunu öğrenme isteğine kalmıştı

İtalya’da 1990’lara kadar genelde sol örgütlere atfedilen ancak kimi zaman aşırı sağcı örgütler tarafından gerçekleştirildikleri de belirlenen gizemli terör saldırılarına ilişkin gerçekler tam olarak aydınlatılamıyordu. Diğer bir deyişle, yap-bozun birkaç parçası hep eksik kalıyordu. 1990 yazında İtalyan savcı Felice Casson, Askerî Güvenlik İstihbarat Servisi SISMI (Servizio Informazioni Sicurezza Militare) arşivlerinde araştırma yaparken Gladio’nun varlığını ve hâlâ faal olduğunu, resmî yazışmalarla doğrulayan belgelere ulaştı. Darbe girişimleri gibi kamuoyunun gözleri önüne serilen skandallar nedeniyle, temizlik ve reform imajı yaratabilmek için içeriği aynı kalan teşkilatın yıllar içinde ismi değiştirilmişti.

BİR SAVCI YETTİ • Casson’un binbir güçlükle ve uzun yıllar mücadele vererek girebildiği askerî arşivlerde bulduğu belgelerden biri, 1 Haziran 1959 tarihliydi. “SIFAR Özel Kuvvetleri ve Gladio Operasyonu” başlıklı bu belge, ‘çok gizli’ ibaresi taşıyordu. Belgede, İtalyan Savunma Bakanlığı, Gladio’nun ne olduğunu, ne konularda faaliyet gösterdiğini açıklıyordu. Belgenin en ilgi çeken yanı, olası bir Sovyet işgalinin yanısıra, İtalyan Komünist Partisi PCI’nın (Partito Communisto Italiano) iktidara gelmesinin engellenmesi ve gücünün kısıtlanmasını da Gladio’nun görevlerinden biri olarak kabul etmesiydi. ‘Ulusun içinde bulunduğu olağanüstü koşullar’ nedeniyle Gladio’nun görevlerini, SIFAR içindeki R Ofisi’nin SAD bölümünün kendisine verdiği talimatlarla gerçekleştirecekti. Görevleri gerçekleştirmek için kullanılacak yöntemler ise, gayrinizamî savaş ve gizli operasyonlardı.

Casson, bu ve diğer belgeler sayesinde, yıllardır aradığı kanıtlara ulaşıyordu. İtalya güvenlik güçlerine mensup ve dışarıdan kişilerin oluşturduğu gizli bir ordu yıllardır ülke siyasetini şekillendirmek için ‘savaş’ veriyordu. Hukuki olarak Casson’un yapması gereken, İtalyan Senatosu’nu belgelerin varlığından haberdar etmekti. O dönemde Senatör Libero Gaultieri başkanlığındaki özel bir Araştırma Komitesi İtalya’daki terör olaylarının perde arkasını araştırmaktaydı. Bu komite, 2 Ağustos 1990’da, Başbakan Giulio Andreotti’ye 60 gün içerisinde Askerî Güvenlik İstihbarat Servisi içerisinde ‘paralel ve esrarengiz’ bir yapıda var olan, ülkedeki siyasete sürekli müdahale eden bir örgütün varlığından parlamentoyu haberdar etmesini emretti. Ertesi gün Başbakan Andreotti, Senato önünde Komisyon’a ve Casson’a araştırmalarında her türlü yardımı yapacağı sözünü verdi. Savunma Bakanlığı’ndan ‘gizli ordu’ konusunda ayrıntılı bir rapor hazırlamalarını talep ettiğini de belirtti.

GİZLİ ORDU GÖREVDE • 24 Ekim 1990’da, Savunma Bakanlığı’nın 10 sayfalık raporu hazırdı. “Sözde Paralel SID: Gladio Vakası” adlı raporu Senato’ya sunan Andreotti, Soğuk Savaş boyunca İtalya’da Gladio adlı bir gizli ordunun aktif olduğunu ve bu ordunun hâlâ iş başında olduğunu açıkladı. Andreotti ayrıca, Gladio’nun tüm Avrupa ülkelerinde faaliyet gösterdiğini ve göstermekte olduğunu ve NATO’nun bu yapılanmaların komutasını elinde bulundurduğunu da ifşa etti. Andreotti, Gladio’nun faaliyet sergilediği ülkelerin hükümet başkanlarının da Soğuk Savaş boyunca bu gizli ordunun varlığından haberdar olduğunun altını çizdi.

Sosyalistler’den eski başbakan Bettino Craxi, Gladio’nun varlığından kesinlikle haberi olmadığını söyleyerek Andreotti’yi yalanladı. Ancak, başbakanlığı döneminde Gladio’ya ilişkin bir belgeyi imzaladığı ortaya çıkınca bunun doğru olmadığı anlaşıldı.

İFADE VERMEDEN KAÇTI • Andreotti’nin sözlerini doğrulayan tek eski başbakan, dönemin Cumhurbaşkanı Francesco Cossiga oldu. Cossiga, Gladio’nun eskiden bir üyesi olduğunu, bundan da gurur ve mutluluk duyduğunu sözlerine ekledi. Bu açıklama üzerine, Cossiga’nın dokunulmazlığının kaldırılarak “vatana hıyanetten” yargılanması çağrısında bulunuldu. Senato’ya ifade vermeyi reddeden Cossiga, sonunda 1992’de, döneminin bitmesine üç ay kala istifa etti. İtalya’da siyasi fırtınanın patlak verdiği 24 Ekim 1990 günü, NATO‘nun Belçika’daki merkezinde Gladio’nun varlığının teyit edilebildiği son toplantısı yapıldı.

Gladio konusunda araştırma yapan tüm yetkin uzmanlar, Gladyatörler’in farklı görevlere kaydırıldığını, bazılarının da ‘hizmetleri için kendilerine teşekkür eden’ mesajlar alıp emekli edildiğini söylüyor. Bazı Gladyatörler de, durumdan vazife çıkarıp kendi ülkelerinin siyasetine müdahale etme konusunda değişip evirilerek gizli hükümdarlıklarını sürdürdü.

Görünen o ki, 2008 itibariyle Avrupa’da, başıboş Gladyatörler’in hâlâ varlığını sürdürdüğü tek ülke Türkiye.

AVRUPA PARLAMENTOSU’NUN ÖNEMLİ KARARI • Eğer 22 Kasım 1990’da Avrupa Parlamentosu bir karar alıp, Gladio yapılanmalarının varlığını şiddetle kınamamış olsa ve tüm Avrupa devletlerinden, bu tip paramiliter yerel örgütlerin acilen dağıtılıp, geçmişteki faaliyetleri hakkında da parlamentolar kanalıyla araştırmalar gerçekleştirilmesini talep etmese, İtalya’da yaşananlar bir süre sonra gündemden silinip gidecekti belki. Ancak Avrupa Parlamentosu’nun böylesine sert bir çıkış yapması, en azından iki üyesinin, yani İtalya ve Belçika’nın ve üçüncü bir Avrupa ülkesi olarak İsviçre’nin de bu araştırmaları gerçekleştirmesine ön ayak oldu. Geçtiğimiz Haziran ayında Lüksemburg parlamentosu da sonunda Gladio araştırmasını tamamladı. Diğer Avrupa ülkeleri konuyu sessiz sedasız rafta bekletiyor.

KOMÜNİSTLERİN TAVRI • İtalya örneğine geri dönersek, Ekim 1990’da Senato’da açıklanan rapor kısa bir süre sonra basına sızdı La Stampa gazetesi, rapor hakkında “siyasi kavgada alet olarak kullanılmak üzere gizli bir ordu kurulması ve bu ordunun yıllarca perde arkasından bir savaş yürütmesine göz yumulması hiçbir mantıkla açıklanamaz” yorumunu yapmıştı. Aynı günlerde, Komünist Parti tarafından Roma’nın merkezinde bir yürüyüş düzenlenmiş ve yürüyüşe katılan yüz binlerce insan ‘Gerçeği İstiyoruz’ sloganını kullanmıştı.

Gerçeğin ne olduğunu öğrenmek için sonraki aylarda bir yandan savcılar ve senatörler, bir yandan da gazeteciler müthiş hummalı bir çalışma yürüttü. Il Gazzettino muhabirlerinin, bir istihbarat üzerine bir kilisenin bahçesinde kazı yapmaya başlaması ve burada saklı silahlar bulması gibi çarpıcı olaylar da yaşandı. Bu arada, İtalyan askerî gizli servisinin başında olan Amiral Fulvio Martini, binbir bahane ile Senato’nun talep ettiği belgeleri teslim etmiyor, soruşturmanın aksaması için elinden geleni ardına koymuyordu. Buna rağmen, Senato Komisyonu 1994’e kadar mümkün olduğunca çok sayıda delil topladı. Sonunda 370 sayfalık bir raporu kamuoyuna sundular.

Raporda, ülkenin yaklaşık 40 yıldır ‘bir cephe gibi’ yaşadığı söyleniyordu. Komisyon şöyle diyordu: “40 yıllık bu dönemi şekillendiren gerilimin elbette sosyal ve dolayısıyla da iç kaynakları vardır. Ne var ki, bu tip gerilimlerin bu kadar uzun süreli olarak yaşanması ve bu denli trajik boyutlara taşınması, gerçeklerin ortaya çıkmasının defalarca engellenmesi, iç siyasi düzene istenildiği gibi yön verilmesi için bazı yerli ve yabancı mihrakların bu denli büyük çaba göstermemesi hâlinde mümkün olamazdı.” Ancak Komisyon, bu iç ve dış mihrakların kimler olduğunu ve hangi olayların arkasında olduğunu detaylandırmıyordu.

GERÇEKLER ÜRKÜTTÜ • Komitedeki sosyalist ve komünist senatörler ile sağcılar farklı tavırlar alıyor ve bu nedenle gerçekler yine karanlıkta kalıyordu. 1995’te sosyalist Giovanni Pelegrini başkanlığında yeni bir Senato Araştırma Komisyon kuruldu. Bu komisyon Haziran 2000’e kadar çalışmaya devam etti. Bu tarihte Senato’ya 326 sayfalık yeni bir rapor sunuldu. Bu son raporda, Gladio’nun; CIA, İtalyan Askerî Gizli Servisi ve İtalyan sağcı teröristlerle birlikte, ‘iç düşmanlar’a karşı bir savaş yürüttüğü kaydediliyordu. Komite, İtalyan tarihine damga vuran katliamlar, bombalamalar, suikastler, askerî manevralar, İtalyan devletinin içerisindeki isimler tarafından ve kimi zaman da Amerikan istihbaratı bağlantılı bazı şahısların desteğiyle veya bilgisi dâhilinde gerçekleştirilmiştir” diyerek Gladio’nun faaliyetlerini açıklıyordu.

İtalya, 1990’da savcı Felice Casson’un Gladio’nun varlığının resmi olarak açıklanmasını sağlamasından tam 10 yıl sonra, sonra kendi yakın tarihinde ne olup bittiğini, Gladio’nun gerçekte ne olduğunu anlamaya başlıyordu.

TÜRKİYE İTALYA’NIN 1980’LERİNİ YAŞIYOR • İtalya’nın 1990-2000 dönemindeki soruşturmayı yapabilmesi, 1980’lerde savcı Casson’un terör olaylarını araştırmaktaki ısrarı sonucu mümkün olabildi. Türkiye de bu anlamda, Ergenekon soruşturmasıyla İtalya’nın 1980’lerini yaşıyor. İtalya’da daha derinlere inebilmeyi mümkün kılan soruşturma, 1972’de Peteano Köyü’nde patlayan bir bombanın üç jandarmanın ölümüne neden olduğu olayın 1984’te savcı Casson tarafından yeniden araştırılmaya başlamasıyla açıldı.

Casson, bu terör saldırısındaki adli soruşturmanın eksik yapıldığını, Marco Morin isimli bir emniyet görevlisi patlayıcı uzmanının yalan ifade verdiği ve kullanılan bombanın sadece askerlerde bulunduğunu ortaya çıkardı. Casson, delilleri takip ederek eylemin taşeronu Ordine Nuovo adlı neo-faşist örgütün üyesi Vincenzo Vinciguerra’ya ulaştı. Vinciguerra yakalandı ve konuşmayı kabul etti. Anlattığına göre, patlama askeri istihbarat tarafından planlanmış ve kendisinin olayı organize edip düzenlemesinin ertesinde, kaçabilmesi için neredeyse tüm İtalyan devleti seferber olmuştu. Saldırıların atfedildiği Brigate Rosse (Kızıl Tugaylar) gibi sol örgütler, üniversite öğrencilerinin kurduğu, askeri eğitimi olmayan ve aslında ses getirecek eylemler gerçekleştirme potansiyeli olmayan gruplardı. Zaten, 1970’in sonuna kadar neredeyse tüm üyeleri ele geçirilmişti. Devletin birebir destek verdiği faşist terör örgütlerinin üyelerinden biri, “Evet beni kullandılar. En üst düzeyden başlayan bir emir-komuta zinciri içinde piyon olarak kullanıldığımı biliyordum. Ama ben de bu arada ülkeyi sarsan eylemler yaparak kendi savaşımı gerçekleştirdim” demişti.

2001’de konuşan eski kontr-istihbarat dairesi başkanı General Giandelio Maletti, suçun İtalya’yı milliyetçi kılarak komünizme karşı bir kale haline getirmeye çalışan CIA’de olduğunu söyledi. İtirafta bulunmak zorunda kalan veya kendi kendine konuşmaya karar veren diğer tüm İtalyan derin devlet üyesi asker ve siyasetçiler de benzer şeyleri ifade etti. Bu isimler, sonraki yıllarında da aşırı milliyetçi açıklamalar ve tavırlarla kendilerini temize çıkarmaya çalışmaya devam ettiler.

AVRUPA’DAN GLADIO DERSLERİ • Bu dizi, Gladio’nun farklı yüzlerini gözler önüne sermeye çalıştı. Aile babası gizli savaşçılardan devletin en tepesindeki siyasetçilere, egzantrik para babalarından sevilen televizyon yıldızlarına, vatansever askerlerden fanatik katillere varıncaya kadar, farklı ve normal şartlar altında birbiriyle bağlantısız olacak çok sayıda üyenin oluşturduğu bir şebeke ‘Gladio’. Avrupa’nın her noktasında yayılmış şubeleri olan bu şebekenin izini tam anlamıyla sürmek imkânsız. Esasen bugün, kuruluşundan yaklaşık altmış yıl sonra, hâlâ Gladio ile ilgili aydınlanmamış çok fazla şey var.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://derindevlet.yetkin-forum.com
 
ÖNCE İNKÂR VE RET, SONRA KABUL VE MÜCADELE
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Lambaya 30 saniye baktıktan sonra yandaki boş kutucuğa bakın. Lambanın yandığını göreceksiniz.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DerinDevLeT! - SiviL TopLum KuRumu :: DeRin oLaYLaR :: DeRin oLayLaR :: gLadio-
Buraya geçin: